Anasayfa » Kadınca » Güncel Haberler » VE TANRI KADINI YARATTI

VE TANRI KADINI YARATTI

VE TANRI KADINI YARATTI

veyis-ö.-ErtuğKadının erkeğin yani Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldığına inanmakla başladı her şey. Tanrı önce erkeği yarattı ve kadın onun hizmetine verildi. Buna inanmamız istendi. Bu hikayenin doğruluğundan çok nasıl anlatıldığı ve kimin bu hikayeyi nasıl yorumladığına bakmak lazım.

Aslında bütün tek tanrılı dinler benzer bir hikaye anlatır bize. Kutsal olan kadının doğurganlığıdır sadece. Sadece o zaman erkek kadını Tanrı olarak görür ve ona tapar. Ya da şöyle diyelim, kadından soyunu devam ettirmeye karar vermesiyle başlar aşk adını verdiğimiz tapınma töreni ve erkek amacına ulaştığında bu tapınma, aşağılamaya dönüşmeye başlar. İşi bitmiştir çünkü erkeğin. Kadın artık onun için özgür dünya ile arasında bir engelden başka bir şey olmamaya başlar. Bu bir genelleme değil tabi ki. Ben kadınlara böyle davranmam diyen bir çok erkek vardır elbet.

Peki ama böyle davranmamıza engel olan şey nedir? Erkek avcılık ve toplayıcılık zamanlarında monogamiden çok poligamiyi tercih ediyordu. Yani erkek babalık yapmayı tercih etmiyor sadece soyunu devam ettiriyordu. Modern toplum ya da ilk toplumsal birlikler aile denen bir yapıyı karşımıza çıkardı. Erkeğin iç güdüsel olarak soyunu devam ettirip yoluna devam etme alışkanlığı ise hep bir yerlerde saklı kaldı.

Kadını elde etmek için tapınan erkek kendi hemcinslerine karşı kullanamadığı bir yol kullanmak zorunda kalıyordu. İletişim kurmak ve uzlaşmak. Kadın, erkeğe hayatta kalmak ve medenileşmek adına çok şey öğretti. Hem eş olarak hem de anne olarak.

Tüm bunlara rağmen toplumun biz.erkeklere dayattığı stereotiplere sıkışıp kalıyoruz. Çünkü toplum bu mesajı bizi yetiştiren anneler üzerinden dayatıyor. Erkeğin üstün olduğuna inanmaya devam eden kadınlar olduğu sürece kadın ve erkeğin eşit olduğu gerçeğine ulaşmak zor.

Erkekleri buna inandırmak çok zor. Anneleri tarafından üstün olduklarına inandırılmışlar. Dinsel ritüelleri ve kutsal metinlerinde kadının ikinci planda olduğu gerçeği erkeklerin hep gözüne sokulmuş. Kadınlar bile bu hikayelere inandığı sürece toplumun değişmesini beklemek hayal olur.

Değil mi ama, Havva elmayı koparıp Adem’e yedirmese şimdi cennette yaşayacaktık. Tüm savaşların tüm acıların nedeni olarak kadınları görüyoruz. Truva’yı yerle bir eden Yunanlılar değilde, Paris’in Helen’e olan tutkusuymuş gibi ahkam keseriz.

Tüm günahlarımızın nedeni kadınlar değil mi? Bütün günahlarımızı kadınlara yüklersek belki cennetin anahtarını verirler bize. Nasıl olsa cennetten kovulmamıza neden olan bir kadın değil miydi?

Kadınlara hak ettiği değeri vermemiz gerekiyor. Daha sağlıklı bir toplum ve hakça bir düzen için önce kadınları anlamalı ve hak ettikleri gibi davranmalıyız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>