Anasayfa » Kadınca » Güncel Haberler » KADININ VÜCUDUNDAKİ ELLER

KADININ VÜCUDUNDAKİ ELLER

KADININ VÜCUDUNDAKİ ELLER

veyis-ö.-ErtuğKadının bugün gözümüze sokulan sözde modernliği nasıl oluştu dersiniz. Şimdi sözde deyince bunun özde moderni nasıl oluyormuş dediğinizi duyar gibiyim.

Kapitalizmin yaratmaya çalıştığı insan modeli doğrusu içi boş ama ambalajı pahalı boş bir şişeyi andırıyor. Toplumsal anlamda ikinci plana atılan kadının özellikle ev ihtiyaçlarına yönelik alışverişe olan etkisi bir anlamda kapitalizmin temel hedeflerinden biri olmasına neden oldu.

Pek bizim memlekette bilinmeyen bir Amerikan sigarasının 1950’lerdeki halkla ilişkiler kampanyası tam da kadınlara yönelikti. O zamanlar için erkek üreme organınabenzetilen sigarayı bir kadının içmesi Amerikan toplumunda iffetsizlik olarak görülüyordu. Peki ama bu anlamsız önyargı toplumsal ilerleme için mi yıkıldı? Keşke dünya o kadar pembe olsaydı.

Bu ünlü Amerikan sigara markası yaptığı bir sosyetik parti ve afişlerle sigara içen kadın imajını kısa sürede toplumun benimsemesini sağladı. Sonuç, o zamana kadar ortada olmayan yeni bir pazar sigara firmalarına açılmış oldu.

Bu örnek bile kapitallerin sadece işine geldikleri zamanlarda toplumsal önyargıları yıkmaya çalıştığını gösteriyor. Kadına toplumun bakış açısı malum. Peki ama dünyanın en modern ülkelerinde bile gösterilen seksist reklamlar ne olacak? Ya da mesela idealleştirilen kadın ve erkek vücutlarının gençlere bu kadar empoze edilmesi.

İşin garip tarafı kapital ekonominin kendisi fast food kültürüyle halkı sağlıksız beslenmeye iterken daha sonrada onların idealleşmesi için mesaj veriyor. Özellikle kadınlar toplumun dayattığı beğenilmeye dayalı rolleri nedeniyle bu acımasız oyunun kölesi oluyorlar.

Eğitim sistemi özellikle Türkiye’de hala yemek yapan, ev işlerini yapan ve işten gelen kocaya hizmet eden kadın imajını genç beyinlere enjekte ediyor. Aileden başlayan kadının hizmetkar olduğu anlayışı dışarıda ise farklı bir boyuta çıkıyor. Evde her işi yapan kadın, iş hayatından uzak tutulmak adına narin ve elinden iş gelmez olarak nitelendiriliyor.

Hayattan uzak tutmak adınadır erkeğin tacizi ve tecavüzü. Aslında kadının bir başına sokaklarda gezebilmesi o sözüm ona erkeklerin ödünü koparıyor. Bilinçaltına yerleşen temel değerler ve ahlaksal kurallar kendi içinde çekişmeye başlayınca erkek o zaman gücünü yitirdiğini fark ediyor. Nasıl bir yalan içinde yaşadığını anlayan erkek kendine anlatılan masalları gerçek yapmak adına kadına saldırıyor.

Peki biz buradan ne anlıyoruz? Kadının her şeye rağmen tüm toplumsal dayatmalara rağmen güçlenmesi gerekiyor. Gerçek anlamda bir demokrasi gerçek anlamda bir modernizm için buna ihtiyacımız var. Kadının bu gücü kazanması için ise aile, eğitim ve siyasetin kısacası toplumsal tüm katmanların elini taşın altına koyması gerekiyor.

Ve kapitallerin kadının vücudundan ellerini çekmesi gerekiyor. Yoksa kapitalizmin kölesi olan bir kadın yada erkeğin özgürleşmesi mümkün değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>