Anasayfa » Kadınca » Güncel Haberler » ERKEK EGEMENLİĞİ ÜZERİNE

ERKEK EGEMENLİĞİ ÜZERİNE

ERKEK EGEMENLİĞİ ÜZERİNE

veyis-ö.-ErtuğYine güzel bir güne başlamışız, tül perdenin arasından sızan güneşin parlaklığı bizi tatlı uykumuzdan uyandırmış. Ne güzel yaz geldi artık, havalar ısındı, kendimizi sokaklara atmak için sabırsızlanıyoruz. Yüzümüzü yıkayıp, kahvaltıya oturduğumuzda şöyle bir günün haberlerine bakma ihtiyacı hissediyoruz.

Tam o sırada genç bir kızın bir şarkı yarışmasına katıldığı için vurulduğunu öğrenip nasıl bir ülkede yaşadığımız gerçeğiyle yüzleşiyoruz.

Peki ama yüzleşiyoruz bu gerçeklerlede ne oluyor? Ne değişiyor? Tamam güzel her partinin kendince bu ülkeyi refaha kavuşturma planları var. İktidarı gözüne dikmiş partiler her gün yeni bir proje ile karşımıza dikiliyor. Tamam biliyorum çok farklı konular belki ama kadına ikinci sınıf insan muamelesi yapılan bir ülkede neyin değişmesini bekliyoruz.

Cezaları arttırmak, tacizciye, tecavüz edene en ağır cezaları vermek bir çözüm sağlayacak mı? Ben sağlayacağını düşünmüyorum. Kendimize dönüp bu memleketin erkeklerinin neden bu kadar hoyratça kadını itip kakabildiğini sorgulamak lazım.

Ailelerle başlıyor her şey. Daha doğuştan erkek çocuklara her şeyi yapabilmenin mübah olduğunu öğretiyoruz. Tek geçer akçenin şiddet olduğu bir çocukluk yaşıyor erkek çocukları. Eskiden sokakta oynadıkları da da aynı şey geçerliydi. Şimdi bilgisayar başında da aynı şiddet sarmalına tutuluyorlar.

Sadece aileler değil, eğitim sisteminden tutun reklamlara, sinema filmlerine kadar hayatımızın her yeri ayrımcılığı diline pelesenk edinmiş eril bir dünya tarafından çevrilmiş durumda. Biz erkekler çoğu zaman bu şiddetin çok farkında değiliz.

Hatta çoğu zaman en masumumuz bile istemeden bile olsa bu eril şiddetin uygulayıcısı oluyoruz. Bilinçaltımıza, genetik kodlarımıza kadar işlemiş bir ayrımcı dil bu. Kapitalist sistemin bunu kullanması kadar doğal bir şey yok. Tarihte bu dile karşı gelen ne kadar din varsa, ne kadar siyasal sistem varsa ya lanetlenmiş ya da kendini değiştirmek zorunda kalmış.

Bugün gelinen noktaya kadınları kimse getirmedi. Erkekle eşit olabilmeyi başaran kadının kendisidir. Bugün kadının bu güçlü halini pazar malzemesi yapan kapitaller ise gerçek bir eşitlenmenin önünü kesiyorlar.

Yeni bir toplum ve yeni bir Türkiye yaratmak için kadınların ön saflara geçip, erkeklerle beraber yürümesi lazım. Seçime yaklaşılan bu dönemde partiler kadının yeni bir Türkiye için ne kadar önemli olduğunu kavramalı. Artık kadının namus bekçiliğini yapan bir erkek egemenliği son bulmalı. Çünkü bu bekçilik çok can aldı ve almaya devam ediyor. Artık bu eril tanrıya daha fazla kurban vermememiz gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>