Anasayfa » Eğlence » 34. İstanbul Film Festivalinde Hangi Türk Filmleri Yarışıyor

34. İstanbul Film Festivalinde Hangi Türk Filmleri Yarışıyor

34. İSTANBUL FİLM FESTİVALİNDE YARIŞAN FİLMLER

34. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale için birbirinden güzel 9 ulusal film yarışacak. İşte o filmler…

Limonata

2

Suat, Makedonya’da yaşayan eski bir tır şoförüdür, hasta yatağında ölümü beklemektedir. Ölmeden önce oğlu Sakip’ten son bir dileği vardır; yıllar önce İstanbul’da imam nikâhıyla evlendiği bir kadından olan oğlunu bulup, yanına getirmesi.

Sakip, varlığını yeni öğrendiği kardeşi Selim’i bulmak için Makedonya’dan İstanbul’a doğru babasının eski arabasıyla yola çıkar. Ne var ki iki kardeş ilk andan itibaren hiçbir şekilde tam olarak anlaşamaz.

Selim durumu reddeder ve Makedonya’ya gitmeyi düşünmez bile. Sakip ikna edemeyeceğini anladığı kardeşini, bir gece ayakta duramayacak kadar sarhoş olmasından yararlanıp arabaya atarak kaçırır.

Eksik

3

Eksik, 12 Eylül 80 darbesinden sonraki, devrimci avının en yoğun yaşandığı 1981-1984 yılları arasında başlayan ve günümüzde devam eden bir hikaye.

Eşi işkencede öldürülen Melek daha yeni doğum yapmasına rağmen kayın pederi tarafından evden kovulur ve üstelik büyük oğlu Deniz’i de yanına alamaz.

Aradan 30 yıl geçer… Mutsuz ve alkolik Deniz, yıllardır görmediği annesi ve hiç tanımadığı kardeşinin yanlarına gider. Artık zihnini kurcalayan soruların cevabını alacaktır, fakat gerçeğin bir bedeli vardır.

Nefesim Kesilene Kadar

5

Serap bir tekstil atölyesinde ortacı olarak çalışır. Ablası ve eniştesiyle birlikte yaşamak, onun için giderek çekilmez bir hal almıştır. Serap’ı ayakta tutan tek şey, uzun yol şoförü olan babasıyla yeni bir eve çıkabilme hayalidir.

Sürekli uzaklarda olan babasının kayıtsızlığı arttıkça köşeye sıkışan Serap, kontrolü eline almaya karar verir.

Misafir

MISAFIR_Afis_1_Tur

Yıllar önce baba evinden kovulan Nur, on yıl sonra annesinin ölüm döşeğinde olduğunu öğrenince küçük kızını da yanına alarak acilen baba evine gider. Amacı dünya gözüyle annesini görmek ve helalleşmektir.

Misafir, evrensel bir tema olan anne-kız ilişkisini ölüm teması çevresinde merkeze alırken, ülkemizde de yaygınlaşan aile içi cinsel taciz konusunu da gündemine alıyor. Misafir, birbirlerine gizli bağlarla bağlanan aile fertlerinin hikayeleriyle “trajediden beslenen bir umut” duygusuyla, tutunamayanların hikayesini anlatıyor.

Kümes

8

1950’li yıllarda, bir dağ köyü… Saniye ve eşi Süleyman, çocukları Hikmet, Yılmaz, Mehmet ve Asiye ile birlikte dağ yamacına kurulmuş birkaç haneli bir köyde; iki odalı, altında bir ahır ve avlusunda kümesi olan derme çatma, asma bir evde yaşamaktadır.

Ailenin sakin ve huzurlu yaşantısı evin hanımı Saniye’nin vereme yakalandığını öğrendiklerinde değişir. Saniye öleceğine inandığından geride kalacak çocuklarının geleceği için (kendisi henüz hayattayken) eşini kısır bir kadın ile evlendirir. Ancak altı ay sonra hastalığı yenerek eve döner. Artık iki kadın aynı evde yaşamaya başlayacaktır.

Yeni Dünya

9

Yeni Dünya, Türkiye’de özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve günümüze kadar gelenen kente göç olgusuyla oraya çıkan kent yoksulluğunu ve yitirilen masumiyetin yaratığı vicdanların bir çeşit özürlü olma konusunu sinemasallaştırıyor.

Saklı

9

İnsanın hayatta oluşturduğu saklı alanlarda doğasını arayışı, ruhunun derinliklerine doğru yaptığı yolculuklar, utançları, gizlenme arzusu… Saklı, bu arayış ve davranış şekilleriyle birlikte ailede başlayan, toplum içerisinde deneyimlenerek öğrenilen ahlak kavramını algılamaya, bu bağlamda toplumun reflekslerine, doğru veya yanlış değerlendirmesinin ötesinde ayna tutmaya çalışıyor.

Kar Korsanları

10

“Kar Korsanları dayanışma, arkadaşlık, mahrumiyet, masumiyet, öfke gibi evrensel temaları Kars’ın kendine özgü doğası, kültürel çeşitliliği, tarihsel zenginliği ve mimari estetiğiyle örerek şehrin hikâyesini çocukların gözünden anlatır. Kar Korsanları, bir şehirde yaşamanın değil, bir şehri yaşamanın hikâyesidir.” – Faruk Hacıhafızoğlu

Sarmaşık

11

İşlevini kaybetmiş bir otorite, hiyerarşiyi ne kadar devam ettirebilir ki? Sarmaşık gemisi Mısır’a geldiğinde armatörün liman parasını ödemediği anlaşılır ve geminin üstünde haciz vardır. Liman yetkililerinin kimsenin uğramadığı demirleme alanına çektiği Sarmaşık’ta, olası tehlikelere karşı harekete geçebilecek altı kişi kalır. Beybaba diye hitap edilen kaptan, makineden Kürt, mutfaktan kamarot Nadir, gemicilerden Alper ve Cenk, usta gemici İsmail. Sarmaşık bu altı adamın yiyecek ve içecek kıtlığıyla gemide geçirdiği 120 günü anlatır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>